20’LERİNİZDE BİLMENİZ GEREKEN 20 KARİYER ÖNERİSİ!

Artık 30’uma neredeyse 2 sene kaldı. Bu sırada neredeyse üniversite sonrası günümün çoğunu geçirdiğim çalışma hayatımı düşündüm. “Neleri doğru yaptım?”, “Neleri yanlış yaptım?” soruları kafamı kurcalayınca birşeyler geldi tabii aklıma.

Hiçbir zaman okul insanı olamamıştım zaten. Bu nedenle daha okul bitmeden kendimi stajdan staja attım. İş hayatı hep daha cazip gelmişti. “Sorumluluk %100 sende, daha özgür bir ortam, not yok, değerlendirme yok, hep çalışıyorsun, hep bildiğin şeyi yapıyorsun, çalışmadığın yerden çıkmıyor” diye düşünürdüm. Staj zamanı tabii ki öyleydi. Ama yine de iş hayatı herşeye rağmen en güzeli derim şimdi, yine, herşeye rağmen.

Belki başarılıyım, belki değilim ama şimdi olsa asla yapmayacağım ya da bir daha olsa yine yaparım’larım var, kariyerine yeni adım atanlara belki bir tavsiye niteliğinde olur.

1- Herşey Planladığınız Gibi Gitmiyor!
Öncelikle kariyer hayatınızda A’dan B noktasına düz bir çizgide gideceksiniz diye birşey yok. Yolunuz üzerinde birçok engel olacak. Yeri gelecek işinize de, ünvanınıza da, mesleğinize de lanet okuyacaksınız. Evet, işiniz hobiniz olsa bile. O iki kelimeyi bir araya getirmek istemeyeceksiniz. Bu nedenle her türlü olumsuz koşula hazır olun. Hızlı adım atmayın. Ani karar vermeyin herşeyi yakmadan önce. Eğri oturup doğru düşünün.

2- Herşeyi Yapamazsınız!
Çok yönlü, herşeyi yapabilen bir yapıya sahip biri olduğumu düşünerek şunu söyleyebilirim. Elinizi, kaldıramayacağınız sorumlulukların altına kesinlikle koymayın. İlla yaparsınız, illaki üstesinden gelirsiniz ama hem zamanınızı hem de enerjinizi boşuna harcamış olursunuz. Ama çabalayın. Ben hiçbir zaman yapamadım ama hayatta olduğu gibi “hayır” demeyi öğrenin, ofisin “herşeyi yapabilen en iyi insanı” olmak yerine “işini en iyi yapan” olun, o yeter.

3- Hatalarınızı Üstlenin!
Yanlış mail? Belki de yakın bir zamanda yaptın. İnanıyorum ki bunu okuyan, işinin ehli herkes bunu yapmıştır. Kimse mükemmel değil. Hepimiz büyük ya da küçük hatalar yapabiliyoruz. Özellikle içinde yaşadığımız devirde dikkatimizi dağıtacak onca etmen varken çok normal. İşte bu hatalar kendimize olan güvenimizi kırmak için bir engel gibi dikiliyor. Ve bu hatalar kariyerimizi en keskin şekilde belirliyor. Bir hata yaptığınızı anladığınızda benim ilk hatamı yaptığımdaki gibi panik yapmayın. Önce derin bir nefes alın, nefesle birlikte yaptığınız hatanın sorumluluğunu da üzerinize alın. Dikkatinizi yoğun bir şekilde en az hasarla atlatabileceğiniz bir yol bulmaya adayın. Ve yaptığınız hatadan ders almayı unutmayın.

4- Ayrılın Gitsin!
Staja başladığım ilk günden, bugüne kadar söylediğim ve inandığım birşey var ki bunu aklınızın bir ucunda hep tutun. İş hiçbir zaman zor değil, insanın azmedip yapamayacağı hiçbirşey, aşamayacağı hiçbir engel yok. Zor olan, insanlar. Evet, bu kadar basit. “Hoca bana taktı” klişesi iş hayatında “üstüm bana taktı” oluyor. Ve gerçekten de takıyorlar. Peşini de bırakmıyorlar ve seni demoralize etmek için ellerinden geleni ardına da koymuyorlar. Kendi adıma hatam bunu yardımcı olabilecek biriyle konuşmak için geç kalmış olmamdı. Ama siz geçm kalmayın. Baktınız, bir gelişme de yok, ayrılın gitsin. Yapması söylemesi kadar kolay değil ama unutmayın, bir sure sonra iş mobinge dönüyor ve siz kendinizi her anlamda hem yetersiz ve değersiz hissediyorsunuz, ne kadar başarılı olsanızda. Zorlukla savaşın, insanlarla değil.

5- İyi Bir Çevre!
Ne zaman kimin elimizden tutacağı hiç belli olmuyor. Kariyerinizde iş yerinizden, staj yaptığınız yerlerden size gerçekten faydalı olabilecek insanlara akıl danışın. En sık yaptığım şeydir. Bugüne kadar da geri çeviren olmadı. Çıkar için değil, okul gibi düşünün sizinle aynı hedefi olan insanlar, size hem iş hem de yaşam anlamında katkıda bulunabilecek insanlar olsun etrafınızda.

6- İyi Ayrılın!
İşinizi bırakacaksınız ya da staj yaptığınız yerde devam etmeyeceksiniz. Belki de birçok sorun yaşadınız. Hepsini unutun. Sonuçta hangi sektörde olursanız olun, siz daha işten ayrılmadan once ayrılacağınız duyulacak. Bu nedenle arkanızda size kötü anacak tek bir kişi bırakmayın.

7- Saygı, saygı ve saygı!
Ne kadar engel olunursa olunsun, ne denirse densin saygı ölçüsünü taşırmayın. Karşınızdaki size buna olabildiğince zorlayacaktır. Olabildiğince yıldırmaya ve kötü şeyler söyletmeye zorlayacaktır. Sakın bir kelime de olsa, hakkınız da olsa sınırınızı aşmayın.

8- Kişiselleştirmeyin!
İşiniz hakkında yapılan eleştirileri kişiselleştirmeyin. Biri eğer bir eleştirisini dile getiriyorsa, o konuda uzman şirketinizden ya da şirket dışından biri de aynı şeyi söylüyorsa tekrar düşünün.

9 – Egoyu Askıya As!
Kim olursan ol, hangi konumda olursan ol, o egolarından arınarak gir. İş hayatının dışında kim olduğun kimsenin umrunda değil. Yönetici değilsen. Haddin olmayana bulaşma, senin dışındaki kişisel şeylere bulaşma, kahraman olma, sonra iki cephe arasında ortada kalan olursun. Mütevazi ol. Paranda, arabanda, giydiğinde, neler yapabileceğin de kimsenin umrunda değil. Evet, umrunda olanlar var, “Bahattin abi yemekte ne var?” kitlesi. Yani iş yapmayanlar, 9 – 6 işe gider gözüken ama ofis içerisinde en hareketli olanlar. Tabii amacın oysa bundan sonraki maddeleri okuma. Ama yok, benim amacım o değil diyorsan, sadece aklın, azmin ve üretkenliğin olsun, o yeter sana, egon kalsın kapıda.

10 – Pişman Etme!
Bir önceki konuyla bağlantılı bir konu bu. Genellikle ben işi değil, iş beni buldu. Tuhaf ama öyle oldu. Hep tanıdıklarım, bildiklerim benimle çalışmak istediler. Ama çalıştığım sürece bir kez olsun, onları çalışanlarına, elemanlarına küçük düşürecek, “Tanıdığı ya…” dedirtecek tek bir davranışta bulunmadım. Bu devirde birçokları için durum bu şekilde hep tanıdıklarımız ile bir yere kapak atılabiliyor. Ve inan bu yol en zoru. Çünkü herkesin gözü senin üzerinde, özellikle senden yaşça büyük insanlar da varsa, yaşadın. Sarmak ki ne sarmak… Herkes değil ama bunu sindiremeyenler çok olacak. O yüzden başarısız olmak gibi bir seçeneğin yok, şimdiden hatırlatayım. Yani kariyeri sayesinde senin de bir yere gelmeni sağlamaya çalışan insanı sakın küçük düşürme!

11 – Şirketiniz İçin Ne Yapabilirsiniz?
Çok acımasızca olacak ama şirket bana ne sağlayacak diye düşünüyorsanız şimdi onu bir unutalım. Acımasız ama maalesef gerçek olan şu ki, şirketin size ne sağlayabileceği hiç bir plan dahilinde değil. Şirketin amacı, varlığı – eğer bir yardım kuruluşunda değilseniz, tamamen para kazanmak. Ve şunu düşünün; ben şirkete nasıl daha fazla yararlı olabilirim? Bu süreçte beklenenler ve yapacaklarınız sırasında herşeyi kapın, gözünüz açık olsun. İş ile ilgili her detaya önem verin. Takipçi olun.

12 – Kimse Anneniz Ya Da Babanız Değil!
Kurumsal ya da daha samimi bir iş ortamı hiç farketmiyor. Anneniz ya da babanız yaşında da olsa, kimse size iyi davranmak, toleranslı olmak belki de şefkatli olmak zorunda değil. Oyuna gelmeyin, kucak açanlar, şefkat gösterisi yapanlar olacak. Aldanmayın. Maalesef iş yaşamı da hayatın bir bölümü. Eksiklerinizi, sizi geliştirmek adına deşmek isteyecekler, “Şöyle yap”, “Bunu yap” diyen şefkat dolu üstlerinize karşı eğer doğru biliyorsanız ve hem yüreğiniz hem de aklınız yatıyorsa, başarılı olacağınıza da inanıyorsanız, dimdik durun karşılarında.

13 – Ama O Benim Fikrimdi!
Evet, senin fikrindi ve sen heyecandan kendini tutamayıp, herkese anlattın değil mi? Eline kozu verdin. O da oyunu kazandı. Kazanır. Ama korkma! Çalıştığın yerde yöneticisinden çaycısına herkes kimin neyi ne kadar düşünebileceğinin, yapabileceğinin farkında. Buna inanır bunu söylerim. Günün belki 10 – 15 saatini geçirdiğin bir ortamda herkes birbirini en azından kapasite bakımından tanıyabiliyor. Ve illaki o ortamda bir hak savunucu oluyor. Eğer olmadığını düşünüyorsan, bekle. Bırak çalsın, yılma! Bu seni kamçılasın. Kimseye zarar vermeden tüm enerjinle çalış daha fazla ve zamana bırak.

14 – Ne Vereyim İş Arkadaşıma?
Önce saygını sonra takdirini. Şunu unutma yeni mezun, kuyunu kazmak isteyenler kadar ne dediğini harfine kadar merak edenlerde olacak. Saygın kadar takdirini de bol keseden dağıt. Yapılan her iyi işte ekip arkadaşlarını tebrik et, takdir et, öv.

15 – Hayat – Kariyer Dengesi Kurun!
Çok çalışkan olabilir, mesaiden mesaiye takılıyor olabilirsin. Ama unutma, sen ne kadar toleranslı olursan, senden hep daha fazlası beklenecek. Bir süre sonra kafanı toplayabilmek adına temponu düşürdüğünde, düşürmek zorunda kaldığında kendinde bir tuhaflık ve suçluluk hissedeceksin. Oluyor, normal. İş seni ele geçirmeden neyi ne kadar kaldırabileceğinizi düşün. Çünkü ilk adımını nasıl atarsan, devamı da öyle gelecek. Ama “Ben gece maillerime bakarım”, “İsteyen beni isteyen saatte rahatsız edebilir” diyenlerdenseniz, bunu unutun. Ama bana sorarsanız gerçekten unutun. Çünkü eğer 20’lerindeysen ve gerçekten başarılı olmak istiyorsan çokta ucunu kaçırmadan bunu yap. Neden mi? Çünkü insanların güvenini kazanacaksın, evet kuyunu kazmaya çalışan artacak, hem de çok. Sakın yılma. Sabret! Şunu sor kendine; “30’larımda hala burada olmak istiyor muyum?”

16 – Sadece İş Yetmez!
Ne güzel belki işe yeni başlayacaksın, belki de staj yapıyorsun. Enerjin varken, kendini geliştirebileceğin herşeyin ama herşeyin içinde ol! Fuar, eğitim ve her ne varsa mesleki alanda ufkunu geliştirebilecek atlama. Meraklı ol. Araştır. Çünkü işe kendini bir kez kaptırdın mı, hem üzerinden çok su akmış oluyor hem de enerjin kalmıyor. Bir ay ya da 6 ay haftasonu çıkma. İnan çok yararını göreceksin.

17 – Sen Nasıl Bulurdun?
Ne iş yapıyorsan yap. Satışta olsa, pazarlama da olsa, editörlük de, sosyal medya da, teknisyenlikte olsa. Kendini muhattabının; müdürünün, üstünün, müşterinin vs. – yerine koy. Nasıl bir hizmet, nasıl bir iş beklerdin? Seni ne tatmin ederdi? Bu soru her işe başlamadan önce ilham kaynağın olsun. Mesela

18 – OYNAMA ÜRET!
Gelelim çağımızın en büyük problemine, dört yandan her yanımızı sarmış oyunlar; canın nasıl sıkılıyor değil mi? O telefon ya da yandaki Facebook adeta seni dürtüp, melül melül bakarak “Oyna” diyor. Oynama. İş dışında birşeye gömülme, evet hepimiz çok daralıyoruz, sıkılıyoruz. O excel’ler, bitmek bilmeyen yazılar vs. insanı insanlıktan çıkarıyor, gözlerini birbirine katıyor. Benim tavsiyem oyun yerine gir bir haber oku ya da daha da güzeli sektörel birşeyler oku, araştır, üzerine düşün. Bırak hayalperest desinler. Bırak kaytarıyor desinler. İşte iş için yaptığın herşey mübah! Bugün değilse, yarın, yarın değilse bir ay sonra. Zamana takılma. Bu hem kendini geliştirmene, hem vizyon kazanmana hem de çalıştığın yeri bir adım bile olsa bir yere taşımanı sağlayacak.

19 – BAŞARI TESADÜF DEĞİL!
En özelini en sona sakladım. Ama öncesinde bir önceki özel başlık geliyor. “Başarı tesadüf değil” her başarılı kadının/erkeğin arkasında başarılı bir kadın/erkek yok. Azmi, üretkenliği ve çalışkanlığı var. Bu yüzden en çıkılmaz noktaya da gelsen, yere düşmüş kalmayacak kadar aşağıda da olsan, çalış! Yılma! Zaten herkesin, hatta keyfinin de istediği tembellik. Şunu unutma insan ürettiği sürece varolur. İnsan ürettiği, çalıştığı ve hayal kurduğu sürece ayakta durur. Bu süreçte ara sıra kendinle kal. Dönemsel olarak kendini incele. Kapasiten gerçeği ile yüzleş ve bunu aşmak için neler yapabileceğini düşün.

20 – UNUTMA!
Bu süreçte sevdiklerini unutma! En sık yaptığım, etrafımdaki herkesin yakındığı bir durum. İşimse eğer konu, kendimi alamam. Her an takipteyim, işten mola alamam. Yapamıyorum. Ve bunu kendim yaptım. Sardıkça sardım, sonunda ayrılamaz oldum, mail kutumdan da, yapacağım işlerden de. Neler kaçırdım? Neleri atladım, anlatamam. Evet, iş süresince o telefona gömülme ama yanlarında olduğunu hissettir.

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

w

Connecting to %s